<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <channel>
        <title>hayat sürprizler yumagi</title>
        <description>&quot;geldi geçti ömrüm benim şol bir ırmak akmış gibi&quot;</description>
        <link>http://esirtgen.blogcu.com</link>
        <lastBuildDate>Sun, 08 Nov 2009 07:15:09 +0200</lastBuildDate>
     
        <item>
            <title>Bir şiir, belki zamana uygun, belki çağlar aşası...</title>
            <link>http://esirtgen.blogcu.com/bir-siir-belki-zamana-uygun-belki-caglar-asasi_2503550.html</link>
            <guid>http://esirtgen.blogcu.com/bir-siir-belki-zamana-uygun-belki-caglar-asasi_2503550.html</guid> 
            <description>&lt;STRONG&gt;Aralarından geçiyorum&lt;/STRONG&gt;&lt;STRONG&gt;Hiç kimse el-ele değil&lt;/STRONG&gt;&lt;STRONG&gt;Herkes kendine dönmüş diyorum.&lt;/STRONG&gt;&lt;STRONG&gt;Birkaçının içine bakıyorum&lt;/STRONG&gt;&lt;STRONG&gt;Hiç kimse kendisiyle barışık değil.&lt;/STRONG&gt;&lt;STRONG&gt;&amp;nbsp;&lt;/STRONG&gt;&lt;STRONG&gt;Herkese kendimi anlatıyorum&lt;/STRONG&gt;&lt;STRONG&gt;Kime kendimi anlatsam şaşırıyor&lt;/STRONG&gt;&lt;STRONG&gt;Kendimi kime anlatacağım şaşırıyorum&lt;/STRONG&gt;</description>
            <pubDate>Fri, 06 Apr 2007 01:29:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Beni sever misin?</title>
            <link>http://esirtgen.blogcu.com/beni-sever-misin_803613.html</link>
            <guid>http://esirtgen.blogcu.com/beni-sever-misin_803613.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;A href=&quot;http://img.blogcu.com/uploads/esirtgen_dK280606.JPG&quot;&gt;&lt;IMG src=&quot;http://img.blogcu.com/uploads/esirtgen_dK280606.JPG&quot; border=0&gt;&lt;/A&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&quot;Beni Sever misin?&quot; adlı yazıyı buraya alırken fotoğrafını siteye koymakta sakınca görmediğim oğlum Kayra'yı ve tüm çocukları düşünmüştüm,paylaşmak istedim.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Sevgi ve saygılarımla..&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://esirtgen.blogcu.com/beni-sever-misin_803613.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 12 Jul 2006 02:46:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>ÖĞRENİLMİŞ GÜÇSÜZLÜK</title>
            <link>http://esirtgen.blogcu.com/ogrenilmis-gucsuzluk_801885.html</link>
            <guid>http://esirtgen.blogcu.com/ogrenilmis-gucsuzluk_801885.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;GÜÇSÜZLÜK &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bir laboratuvarda deney yapılıyor. İçinde bir büyük ve çokça küçük balığın&amp;nbsp;olduğu kocaman bir akvaryum konuyor. Haliyle, büyük olan acıktıkça küçükleri&amp;nbsp; yiyor... Daha sonra akvaryumun ortasına dikey bir cam yerleştiriliyor.&amp;nbsp; Böylece akvaryum ikiye ayrılıyor. Büyük balık bir tarafa küçük balıklar da diğer tarafa yerleştiriliyor. Büyük balık cam bölmeyi geçmek ve küçük&amp;nbsp; balıkları yemek için defalarca deneme&lt;BR&gt;yapıyor. Bu durum tam 28 saat boyunca&amp;nbsp; sürüyor. 28 saatin sonunda büyük&lt;BR&gt;balık artık diğer tarafa geçmek için&amp;nbsp; mücadele etmeyi bırakıyor. Deneyin sonunda cam bölme kaldırılıyor. Çok ilginç bir şey oluyor:&amp;nbsp; Büyük&amp;nbsp; balık küçükleri yemek için hiçbir hamle yapmıyor. Saatler geçtiği halde&amp;nbsp;onları yemediği görülüyor. Buna psikolojide &quot;Öğrenilmiş Güçsüzlük&quot; deniyor.&amp;nbsp;İstatistiklere göre bir çocuk ergenlik yaşına gelinceye kadar ortalama&amp;nbsp; 148.000 defa anne babasının, &quot;yapma, elleme, dokunma,&quot; gibi sözlerini&amp;nbsp; duyuyor. Böyle olunca da çocukta büyüyünce &quot; yapamama, edememe&quot; özellikleri&amp;nbsp; gelişiyor ve çocuk özgüvenini yitiriyor.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;ZİHİNSEL GÜÇ&lt;BR&gt;İki çocuklu bir aile hafta sonunu piknik yaparak geçirmeye karar veriyor. Piknik yerine vardıklarında anne yemeği hazırlarken, çocuklar babalarıyla&amp;nbsp; yürüyüşe çıkıyor. Uzun bir yürüyüşten sonra oldukça yorulan küçük&amp;nbsp;çocuk yalvarırcasına bakan gözlerle: &quot;Babacığım çok yoruldum. Lütfen beni kucağında taşır mısın?&quot; diyor. Baba: &quot;Ben de yorgunum oğlum&quot;' der demez çocuk ağlamaya başlıyor.&lt;BR&gt;Baba tek kelime etmeden ağaçtan bir dal kesiyor. Dalı bıçakla biçimlendirip&amp;nbsp;çocuğa zarar vermeyecek biçimde yontuyor. Sonra dalı oğluna veriyor. &quot;Al oğlum, sana güzel bir at&quot; diyor. Çocuk sevinçle dal parçasından yontulmuş ata biniyor ve .. ( &lt;a href=&quot;http://esirtgen.blogcu.com/ogrenilmis-gucsuzluk_801885.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 11 Jul 2006 17:35:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>SUÇ DUYURUSU</title>
            <link>http://esirtgen.blogcu.com/suc-duyurusu_801793.html</link>
            <guid>http://esirtgen.blogcu.com/suc-duyurusu_801793.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;DİLİMİN BÜTÜN SÖZCÜKLERİNİ KULLANSAM SENİ TARİF EDEMEYECEĞİMİ BİLİYORUM.ULAŞILMAZ OLDUN HEP. DOKUNMAK,HİSSETMEK VE DOLU DOLU YAŞAMAK İSTERKEN&amp;nbsp;SENİ&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;KOCAMAN BİR YALNIZLIKTI PAYIMIZA DÜŞEN...&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;PAYIMA DÜŞEN HER ŞEYİ ERTELEDİM.AMA ERTELEYEMEDİĞİM BİR ŞEY VARDI,SANA &lt;/STRONG&gt;&lt;A href=&quot;javascript:ol('http://benz%ddyordu.su/');&quot;&gt;&lt;STRONG&gt;BENZİYORDU. SU&lt;/STRONG&gt;&lt;/A&gt;&lt;STRONG&gt; OLSAN DOKUNDUĞUMDA BOZULURDUN,BOZULMAYAN BİR ŞEYDİN.GİDİLECEK BİR YER OLSAN SONU OLURDU,SONU OLMAYAN BİR ŞEYDİN.UYKUDA GÖRÜLECEK BİR RÜYA OLSAN UYANIRDIM, BENİ RÜYAMDAN UYANDIRMAYACAK BİR ŞEYDİN.SİMSİYAH SAÇLARIN OLSUN İSTİYORUM,BAHTIN DEĞİL...&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;DÜŞÜN Kİ YILAN DAĞINDAN AŞAĞI İNİYORUZ VE DÜNYADA SADECE İKİ KİŞİLİK TÜRKÜ KALMIŞ,ONU SÖYLÜYORUZ.ÖYLE BİR ŞEYSİN Kİ SEN ...SENİ DÜŞÜNDÜKÇE YORULUYORUM DESEM EN BÜYÜK YALANIM OLUR.YALANIM YOK.&lt;/STRONG&gt;&lt;STRONG&gt;BUGÜNDEN YARINA NE KALIR BİLMEM,AMA SEN KALIRSIN TIPKI YATAĞI DEĞİŞMEYEN BİR IRMAK GİBİ...&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;YAŞADIKLARIMIZ AZDI,ZAMANA SIĞDIRAMAZDIK,YAŞAMAK İSTERKEN HER ŞEYİ... BUGÜN ŞARKI SÖYLÜYORSAM O GÜN ŞARKI DEĞİL, ŞARKI GİBİ SENİ YAŞAMAK İSTERİM...&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;SEN BİR UÇURUM GÜLÜYDÜN, ELLERİMİ HER UZATTIĞIMDA BİN KIRIKLA GERİ DÖNDÜM.YASALARIN BİLE TANIMLAYAMADIĞI BİR ŞEYDİN SEN..HARİTALARA SIĞMAZDIN,HER YERDE BİR BAŞKA GÜLÜYORDUN, UZUNDUN, İNCEYDİN, DOKUND.. ( &lt;a href=&quot;http://esirtgen.blogcu.com/suc-duyurusu_801793.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 11 Jul 2006 17:28:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>:-))    *Alıntıdır*</title>
            <link>http://esirtgen.blogcu.com/alintidir_801773.html</link>
            <guid>http://esirtgen.blogcu.com/alintidir_801773.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;KADIN MI?&lt;BR&gt;Öperseniz beyefendi DEĞİLSİNİZDİR,&lt;BR&gt;öpmezseniz adam DEĞİLSİNİZDİR.&lt;BR&gt;İltifat edersiniz &quot;YALAN&quot; der,&lt;BR&gt;Etmezseniz bırakır GİDER.&lt;BR&gt;Her isteğine evet derseniz KARAKTERSİZ olursunuz,&lt;BR&gt;Karşı çıkarsanız ANLAYIŞSIZ.&lt;BR&gt;Çok yanına giderseniz &quot;SIKILDIM&quot; der,&lt;BR&gt;Az giderseniz küser.&lt;BR&gt;İyi giyinirseniz &quot;ÇAPKINSIN&quot; der,&lt;BR&gt;Dikkat etmezseniz zevksizlikle suçlar.&lt;BR&gt;Kıskanırsınız &quot;HUYUN KÖTÜ&quot; der,&lt;BR&gt;Kıskanmazsınız &quot;SEVMİYORSUN&quot; der.&lt;BR&gt;Siz bir dakika geç kalın kıyamet kopar,&lt;BR&gt;Kendisi bir saat gecikirse &quot;BUNDA NE VAR???&quot;.&lt;BR&gt;Arkadaşınızla buluşursunuz adı ihmal olur,&lt;BR&gt;O buluşur &quot;BİZİM KIZLAR&quot; olur.&lt;BR&gt;Siz başka kadına bakacak olsanız gözleriniz oyulur,&lt;BR&gt;Başka bir adam ona baktığında adı &quot;HAYRANLIK&quot; olur.&lt;BR&gt;Konuştuğunuz anda dinlemenizi ister,&lt;BR&gt;Dinlediğiniz anda &quot;NEDEN KONUŞMUYORSUN?&quot; der.&lt;BR&gt;Kısacası...&lt;BR&gt;Sade ama çok karışık.&lt;BR&gt;Zayıf gibi ama çok güçlü.&lt;BR&gt;Akıl karıştıran ama hayranlık uyandıran&lt;BR&gt;İnsanı çıldırtan ama mükemmel!&lt;BR&gt;Çok güzelse nadiren sadıktır,&lt;BR&gt;Çok sadıksa da nadiren güzel...&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Hayat yaşandığı kadar vardır. Gerisi ya hafızalardaki hatıra &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;ya da hayallerdeki ümittir.&lt;BR&gt;Hüsran ise, bir tek yerde kabullenebiliyorum,&lt;BR&gt;Yaşamak mümkünken yaşamamış olmakta&amp;#8230;&lt;BR&gt;&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://esirtgen.blogcu.com/alintidir_801773.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 11 Jul 2006 17:23:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>BAŞARI</title>
            <link>http://esirtgen.blogcu.com/basari_801765.html</link>
            <guid>http://esirtgen.blogcu.com/basari_801765.html</guid> 
            <description>
&lt;STRONG&gt;BAŞARI NE DEĞİLDİR?&lt;/STRONG&gt;
&lt;STRONG&gt;Toplumun gözünde başarı iyi maddi gelir getiren bir kariyer,&lt;/STRONG&gt;
&lt;STRONG&gt;büyük bir ev,&lt;/STRONG&gt;
&lt;STRONG&gt;lüks bir araba, &lt;/STRONG&gt;
&lt;STRONG&gt;uzak doğuda lüks otellerde tatil,&lt;/STRONG&gt;
&lt;STRONG&gt;diğer insanlara zarar vererek para kazanmak,&lt;/STRONG&gt;
&lt;STRONG&gt;sevdiği insanları her anlamda aldatmak ve bununla övünmek,&lt;/STRONG&gt;
&lt;STRONG&gt;karşılık beklentisi içinde sevmek, vermek ve insanları borçlandırarak onlara her istediğini yaptırmak veya yaptırmaya çalışmak,&lt;/STRONG&gt;
&lt;STRONG&gt;korku vererek saygı kazanmak,&lt;/STRONG&gt;
&lt;STRONG&gt;h.. ( &lt;a href=&quot;http://esirtgen.blogcu.com/basari_801765.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 11 Jul 2006 17:17:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Beni sever misin?</title>
            <link>http://esirtgen.blogcu.com/beni-sever-misin_801749.html</link>
            <guid>http://esirtgen.blogcu.com/beni-sever-misin_801749.html</guid> 
            <description>&lt;STRONG&gt;Kapıdan içeri girer girmez neşeyle bağırdı: &lt;BR&gt;&quot;Anne biliyor musun bugün yuvada ne oldu?&quot; &lt;BR&gt;&quot;Görmüyor musun? Telefonla konuşuyorum.&quot; &lt;BR&gt;Hiç kimsenin sevdiği şey birbirine benzemiyordu. Annesi telefonu, babası arabayı seviyordu.Her şey erteleniyordu telefon ve araba söz konusu olduğunda.Bir de eve misafir gelecek oldu mu kendisine hiç yer kalmıyordu. Nerelere gitsindi? Annesi kapattı telefonu. Mutfaktan tencere kaşık sesleri geliyordu. Koşarak yanına gitti: &lt;BR&gt;&quot;Sana yardım edeyim mi?&quot; dedi en sevimli halini takınarak. &lt;BR&gt;Annesi manalı manalı baktı:&lt;BR&gt;&quot;Hayırdır. Bir yaramazlık filan. Bak bir de seninle uğraşmayayım. Çok yorgunum zaten.&quot; &lt;BR&gt;Yorgunluk nasıl bir şeydi? Bazen elinde oyuncağıyla uykuya daldığında anneannesi oyuncağı yavaşça elinden alır &lt;BR&gt;&quot;Nasıl yorulmuş yavrucak. Uykunun gül kokulu kolları sarsın seni&quot; diyerek alnına bir öpücük konduruverirdi. &lt;BR&gt;Yorgunluk gül kokulu bir uykuya dalmaksa eğer, niçin annesi kendisiyle böyle kızgın kızgın konuşuyordu. &lt;BR&gt;&quot;Anneciğim yorulduğun zaman gül kokulu uykulara dalarsın. Anneannem öyle söylüyor.&quot; &lt;BR&gt;&quot;Uykuya dalayım da gül kokuları kusur kalsın. Yorgunluktan ölüyorum.&quot; &lt;BR&gt;Bu kelimeden nefret ediyordu. Yorgunum. Yorgun olduğumdan. Böyle yorgun yorgunken... &lt;BR&gt;&quot;Anneciğim sen yorulma diye...&quot; &lt;BR&gt;&quot;Yemekte konuşuruz çocuğum. Bankada işler yetişmedi. Baban gelene kadar bunları bitirmem lazım. Hadi sen oyna biraz.&quot; &lt;BR&gt;&quot;Hani siz yoruluyorsunuz ya...&quot; &lt;BR&gt;&quot;Eeee....&quot; &lt;BR&gt;&quot;Ben de oynamaktan yoruluyorum.&quot; &lt;BR&gt;&quot;Ne yapayım?&quot; &lt;BR&gt;&quot;Bilmem...&quot; &lt;BR&gt;Yapılmaması gerekenleri biliyordu da büyükler, yapılması gerekenleri hiç bilmiyorlardı. &lt;BR&gt;Işıklar söndü birden. &lt;BR&gt;Annesi öfkeyle söylenmeye başladı:&lt;BR&gt;&quot;Mum da yok&quot; diye&amp;nbsp;söylnerek karıştırdı dolapları el yordamıyla. Çocuk sırtüstü yatıp, anneannesinin köyünü düşündü. Gaz lambasının ışığında deli tavşan masalını anlatışını. Deli tavşanın duvardaki aksini getirdi gözlerinin önüne. Anneannesi gib.. ( &lt;a href=&quot;http://esirtgen.blogcu.com/beni-sever-misin_801749.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 11 Jul 2006 17:08:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Küçük Zenci ve Balonlar*Alıntıdır*</title>
            <link>http://esirtgen.blogcu.com/kucuk-zenci-ve-balonlar-alintidir_801678.html</link>
            <guid>http://esirtgen.blogcu.com/kucuk-zenci-ve-balonlar-alintidir_801678.html</guid> 
            <description>Küçük bir zenci çocuk, kentin büyük sergisinde bir satıcının elindeki balonları seyre dalmıştı. Her renkten ve her biçimden balonlar ışıl ışıl boşlukta parlıyordu.
&amp;nbsp;
Derken aniden kırmızı bir balon, kazara kurtularak havada uçtu, uçtu, uçtu ve sonunda aşağıdan seçilemeyecek denli yükseldikten&amp;nbsp;sonra gözden kayboldu. 
Bu manzarayı seyretmek için öyle bir insan kalabalığı toplanmıştı ki satıcı bir tane daha bırakmanın iyi bir reklam olacağını düşünerek havaya parlak sarı renkte bir balon daha bıraktı.&amp;nbsp;Arkasından bir tane de beyazını çözdü.
Küçük zenci, olduğu yerden büyük bir hayranlık içisinde, ardı arkasına uçan balonları bir süre daha seyrettikten sonra:
&quot;Baloncu amca&quot; dedi. &quot;Acaba bir de siyah renk bıraksaydınız, ötekiler kadar yükselir miydi?&quot;
Baloncu amca anlayışlı bir bakışla çocuğa gülümseyerek,siyah renkli bir balonu boşluğa doğru bırakırken yanıt verdi:
&quot;Yavrum bizi yükselten şey&amp;nbsp;dışımızdaki renk değil; içimizdeki cevherdir.&quot;.. ( &lt;a href=&quot;http://esirtgen.blogcu.com/kucuk-zenci-ve-balonlar-alintidir_801678.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 11 Jul 2006 16:57:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Diplomasi *Alıntıdır*</title>
            <link>http://esirtgen.blogcu.com/diplomasi-alintidir_801661.html</link>
            <guid>http://esirtgen.blogcu.com/diplomasi-alintidir_801661.html</guid> 
            <description>Adamın biri Afrika'da safariye çıkarken yanına minik köpeğini de almış. Minik köpek,&amp;nbsp;ormanda dolaşıp kelebekleri kovalar çiçekleri koklarken kaybolmuş. Ne yapacağını düşünürken bir de bakmış ki karşıdan bir leopar geliyor ve belli ki günlük yiyeceğini arıyor &quot;Şimdi başım dertte&quot; diye düşünmüş minik köpek. Etrafına bakmış yerde kemik parçalarını görmüş. Hemen arkasını leoparın geldiği yere dönerek kemikleri kemirmeye başlamış, bu arada da arkadaki hareketi kestirmeye çalışıyormuş. Leopar tam saldıracakken minik köpek kendi kendine konuşmuş; &quot;Ne kadar lezzetli bir leoparmış. Acaba etrafta bundan bir tane daha var mı?&quot;&lt;BR&gt;Bunu duyan leopar bir anda donmuş kalmış ve en yakındaki ağaca tırmanarak dalların arasına saklanmış. &quot;Tam zamanında kurtardım yoksa bu köpeğe yem olacaktım&quot; diye düşünmüş leopar. Bütün bunlar olup biterken bir başka ağacın &lt;BR&gt;üstündeki bir maymun olanları izliyormuş. Bildiklerini kullanarak bundan sonra leopardan kurtulabileceğini düşünmüş. Leoparın yanına giderek neler olduğunu anlatmış. Leopar köpeğin yaptıklarına çok sinirlenmiş ve maymuna &quot;Atla sırtıma, gidip şunu yakalayalım&quot; demiş. Ancak minik köpek neler olduğunu ve leoparın sırtında maymunla birlikte süratle kendisine yaklaştığını görmüş. &quot;Şimdi ne yapacağım?&quot; diye düşünürken kaçmaya teşebbüs etmemiş. Bunun yerine arkasını leoparın geldiği yöne dönerek kemikleri kemirmeye devam etmiş. Tam leopar saldıracakken yine kendi kendine konuşmaya başlamış:
&quot;Bu aptal maymun da nerede kaldı?&amp;nbsp;Yarım saat önce bir leopar daha getirsin diye &lt;BR&gt;gönderdim hala haber yok!&quot;
&amp;nbsp;
</description>
            <pubDate>Tue, 11 Jul 2006 16:49:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Çocuğu olanlara ya da çocuğu önemseyen herkese</title>
            <link>http://esirtgen.blogcu.com/cocugu-olanlara-ya-da-cocugu-onemseyen-herkese_801460.html</link>
            <guid>http://esirtgen.blogcu.com/cocugu-olanlara-ya-da-cocugu-onemseyen-herkese_801460.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;Selma, 6 çocuklu bir ailenin dördüncü çocuğuydu,&amp;nbsp; bana geldiğinde 8 yaşındaydı.&amp;nbsp; Selma'nın onu psikolojik olarak susmaya iten,&amp;nbsp; &quot;seçici konuşmazlık&quot;&amp;nbsp; dediğimiz&amp;nbsp; sürece getiren olaylar beş yaşındayken&amp;nbsp; başlamıştı.&lt;BR&gt;Selma, beş kardeşi, anne ve babasıyla kendi&amp;nbsp; halinde normal bir yaşam&amp;nbsp; sürerken , bir gün annesi hastalanıyor. O dönemlerde beş yaşlarında. Kendisinden&amp;nbsp; büyük&amp;nbsp; iki abla, bir ağabey ve kendisinden küçük iki&amp;nbsp; kardeş daha var.. Küçük kardeşin yeni doğduğu dönemde anne ciddi&amp;nbsp; sağlık sorunlarıyla karşılaşıyor.&amp;nbsp; Uzun süre tedavi görüyor. Yoğun&amp;nbsp; uğraşılara rağmen iyileşmiyor.&amp;nbsp; Hastane ortamından evine gidip son&amp;nbsp; günlerini evinde&amp;nbsp; huzur&amp;nbsp; içinde yaşasın diye&amp;nbsp;doktorlar tarafından eve&amp;nbsp; gönderiliyor. Birkaç ay evde babaanne, hala ve benzeri yakın&amp;nbsp; akrabaların&amp;nbsp; yardımıyla&amp;nbsp;yaşatılıyor.&amp;nbsp; Bir gün hayata gözlerini kapatıyor.Anneye en fazla&amp;nbsp; ihtiyaç&amp;nbsp; duyulan&amp;nbsp;bir dönemde anne, Selma'nın hayatından çıkıp&amp;nbsp; gidiyor.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Aradan 1,5 yıl geçiyor. Kendi hallerinde bir&amp;nbsp; şekilde yaşamaya alışıyorlar. Büyük kızlar evde yemek yapıp, en küçük&amp;nbsp; çocuklara annelik yaparken, Selma&amp;nbsp; babasıyla birlikte dükkanda çalışıyor. Dükkanları evin hemen alt katında&amp;nbsp;&amp;nbsp; olduğu için&amp;nbsp; baba endişe duymadan&amp;nbsp; iş&amp;nbsp; hayatına devam ediyor. Çocuklarını kimseye muhtaç etmeden yük&amp;nbsp; etmeden&amp;nbsp; idare&amp;nbsp; ediyor.&lt;BR&gt;Bir gün ablalar ve ağabey, kardeşlerini alarak&amp;nbsp; yakın akrabalarına&lt;BR&gt;gidiyorlar.&amp;nbsp;Selma babasının yanından ayrılmıyor. Çok&amp;nbsp; ısrar ediyorlar ama&lt;BR&gt;istemedigi için gitmiyor.&amp;nbsp;Babası da gitmemesine ses&amp;nbsp; çıkarmıyor.&amp;nbsp; Öğleden sonra baba kız dükkanı temizlemeye&amp;nbsp; başlıyorlar. Selma&amp;nbsp; babasının&amp;nbsp;istediği gibi her yeri bi güzel t.. ( &lt;a href=&quot;http://esirtgen.blogcu.com/cocugu-olanlara-ya-da-cocugu-onemseyen-herkese_801460.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 11 Jul 2006 15:58:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>YILMAZ ERDOĞAN'ın bir şiiri</title>
            <link>http://esirtgen.blogcu.com/yilmaz-erdogan-in-bir-siiri_801404.html</link>
            <guid>http://esirtgen.blogcu.com/yilmaz-erdogan-in-bir-siiri_801404.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;Başından büyük bir aşk geçmemiş her kadın için, bu bir eksikliktir; &lt;BR&gt;Başından büyük bir aşk geçmiş her erkek için ise, bu bir fazlalıktır. &lt;BR&gt;Erkeğin hayatında belki bir aşka yer vardır. &lt;BR&gt;Kadının ise aşkında belki bir hayata... &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Erkekler deli gibi aşık olurlar, zamanla akıllanırlar. &lt;BR&gt;Kadınlar ise akıllı gibi aşık olurlar, zamanla delirirler. &lt;BR&gt;Aşk, kadını ve erkeği farklı etkiler. &lt;BR&gt;Aşık olan kadının gözünde başka hiçbir şeyin değeri kalmaz. &lt;BR&gt;Aşık olan erkeğin gözünde ise her şey yeniden değerlenir. &lt;BR&gt;Çünkü aşık kadın &quot;nasıl olsa bitecek&quot; sezgisi ile hareket eder.. &lt;BR&gt;Aşık erkek ise &quot;nasıl olsa sonsuza dek sürecek&quot; yanılgısıyla... &lt;BR&gt;Aşık kadınlar bu yüzden hep endişeli ve huzursuzdurlar; &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Aşık erkekler ise melekler gibi dingin ve aptallar gibi bön. &lt;BR&gt;Aşık olmak erkeğe yakışır. Kadına asla. Kadına yakışan sadece aşktır.&amp;nbsp;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Aşksız bir erkek kendini kölesiz bir efendi gibi hisseder, &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Aşksız bir kadın ise efendisiz bir köle. &lt;BR&gt;Kadın ne ister? Ne mi ister? &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Hepsini ister. Ve aynı anda.&amp;nbsp;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Peki erkekler ne ister? Hem sevgili karıları hem de haremleri olsun isterler. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Peki neden korkarlar.. ( &lt;a href=&quot;http://esirtgen.blogcu.com/yilmaz-erdogan-in-bir-siiri_801404.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 11 Jul 2006 15:47:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Hazır mısın? *Alıntıdır*</title>
            <link>http://esirtgen.blogcu.com/hazir-misin-alintidir_801304.html</link>
            <guid>http://esirtgen.blogcu.com/hazir-misin-alintidir_801304.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Evinin seni içine sığdıramayacak kadar dar olduğunu&amp;nbsp;fark edeceksin...&lt;BR&gt;Sokağa fırlayacaksın...&lt;BR&gt;Sokaklar da dar gelecek...&lt;BR&gt;Tıpkı vücudunun yüreğine dar geldiği gibi...&lt;BR&gt;Ne denizin mavisi açacak içini,&amp;nbsp;ne pırıl pırıl gökyüzü...&lt;BR&gt;Kendini taşıyamayacak kadar çok büyüyecek, bir yandan da kaybolacak&amp;nbsp;kadar&amp;nbsp;küçüleceksin...&lt;BR&gt;Birileri sana bir şeyler anlatacak durmadan:&lt;BR&gt;&quot;Önemli olan sağlık.&quot;&lt;BR&gt;&quot;Yaşamak güzel.&quot;&lt;BR&gt;&quot;Boş ver, her şey unutulur.&quot;&lt;BR&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Sen hiçbirini duymayacaksın...&lt;BR&gt;Göz yaşlarından etrafı göremez hale geleceksin...&lt;BR&gt;Ondan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az sonra kollarında ölmek&amp;nbsp;isteyecek kadar çok seveceksin...&lt;BR&gt;Hep ondan bahsetmek isteyeceksin...&lt;BR&gt;&quot;Ölüme çare bulundu&quot; ya da &quot;Yarin kıyamet kopacakmış&quot; deseler başını kaldırıp Ne&amp;nbsp;dedin?&quot; diye sormayacaksın...&lt;BR&gt;Yalnız kalmak isteyeceksin...&lt;BR&gt;Hem de kalabalıkların arasında kaybolmak...&lt;BR&gt;İkisi de yetmeyecek...&lt;BR&gt;Geçmişi düşüneceksin...&lt;BR&gt;Neredeyse dakika dakika...&lt;BR&gt;Ama kötüleri atlayarak...&lt;BR&gt;Onunla geçtiğin yerlerden geçmek isteyeceksin...&lt;BR&gt;Gittiğin yerlere gitmek...&lt;BR&gt;Bu sana hiç iyi gelmeyecek...&lt;BR&gt;Ama bile bile yapacaksın...&lt;BR&gt;Biri sana içindeki acıyı söküp atabileceğini söylese, kaçacaksın...&lt;BR&gt;Aslında kurtulmak istediğin halde, o acıyı yasamak için direneceksin...&lt;BR&gt;Hayatinin geri kalanını onu düşünerek geçirmek isteyeceksin...&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Aksini iddia edenlerden nefret edeceksin...&lt;BR&gt;Herkesi ona benzetip...&lt;BR&gt;Kimseyi onun yerine koyamayacaksın...&lt;BR&gt;Hiçbir şey oyalamayacak seni...&lt;BR&gt;İlaçlara sığınacaksın...&lt;BR&gt;Birkaç saat kafanı bulandıran ama asla onu&amp;nbsp;unutturmayan,&lt;BR&gt;Sadece bir müddet buzlu camın arkasından s.. ( &lt;a href=&quot;http://esirtgen.blogcu.com/hazir-misin-alintidir_801304.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 11 Jul 2006 15:16:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>VASİYET*Alıntıdır*</title>
            <link>http://esirtgen.blogcu.com/vasiyet-alintidir_801242.html</link>
            <guid>http://esirtgen.blogcu.com/vasiyet-alintidir_801242.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;
&lt;TABLE cellSpacing=0 cellPadding=0 width=&quot;100%&quot; border=0&gt;

&lt;TR&gt;
&lt;TD height=40&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD&gt;
Ölmek üzere olan yaşlı bir baba, yatağının başına üç oğlunu çağırarak, onlara vasiyette bulunur:&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;- Oğullarım, ben ölünce, birbirinize düşmemeniz için, size sahibi olduğum 17 deveyi paylaştırmak istiyorum. Miras olarak develerin yarısını büyük oğluma, üçte birini ortancaya, dokuzda birini ise küçük oğluma bırakıyorum. 
Babalarının ölümünden sonra, mirası babalarının vasiyeti uyarınca paylaşmak üzere kardeşler bir araya gelirler. Fakat bir türlü işin içinden çıkamazlar. Mirası babalarının istediği gibi pay edemezler. Çünkü 17 sayısı ne 2'ye, ne 3'e, ne de 9'a bölünebilir. 
&quot;Bu işin üstesinden ancak köyün tecrübe ehli, yaşlı bilgesi gelir!&quot; diye düşünüp, ona giderek, danışırlar. Bilge kişi : 
- Benim bir devem var, onu da alıp, yeniden hesap yapın!&quot; der. Bu cömertliğe çok şaşıran oğullar, 18 deveyi pay etmeye girişirler. Önce 2'ye bölerler, büyük oğul 9 develik payını alır. Sonra 3'e bölerler, çıkan 6 deveyi de ortanca oğul alır. Daha sonra 9'a böldüklerinde 2 deveyi de küçük oğul alır. Ama, bütün develeri paylaştıktan sonra ortada fazladan bir deve kalır yine. Oğullar bu duruma da bir çözüm getirmesi için yaşlı bilgeye başvururlar. 
Bilge kişi güler ve:&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;- &quot;İyi öyleyse!&quot; der. &quot;Sorun çözümlendiğine göre, ben de devemi geri alayım.&quot; 
Bilge kişi tıpkı bilgi gibi katalizör olarak olaya girer, çözümü sağladıktan sonra olaydan çıkar. Sorunu çözmede insanlara yardımcı olur, ama kendinden de bir şey eksilmez. Özellikle &lt;STRONG&gt;&lt;U&gt;sevgi ve bilgi verdikçe azalmayan, daha da çok artan, tükenmez bir özelliğe ve güzelliğe sahiptir&lt;/U&gt;&lt;/STRONG&gt;. İşte bilgelik ve bilge kişi budur.&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;&lt;/TABLE&gt;&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://esirtgen.blogcu.com/vasiyet-alintidir_801242.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 11 Jul 2006 15:12:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Ah onlar ah!...</title>
            <link>http://esirtgen.blogcu.com/ah-onlar-ah_801220.html</link>
            <guid>http://esirtgen.blogcu.com/ah-onlar-ah_801220.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;Batılılar geldiklerinde, onların ellerinde İncil vardı, bizim elimizde ise topraklarımız ...&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bize, gözlerimizi kapayarak dua etmeyi öğrettiler. Gözümüzü açtığımızda bizim elimizde İncil, onların ellerinde ise bizim&lt;BR&gt;topraklarımız vardı.&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Kenu Kenyattu&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;Kenya Kurucu Devlet Başkanı&lt;BR&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://esirtgen.blogcu.com/ah-onlar-ah_801220.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 11 Jul 2006 15:05:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Tebessüm*Alıntı*</title>
            <link>http://esirtgen.blogcu.com/tebessum-alinti_801197.html</link>
            <guid>http://esirtgen.blogcu.com/tebessum-alinti_801197.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Küçük kız,hüzünlü bir yabancıya gülümsedi. Bu gülümseme adamın kendini daha iyi hissetmesini sağladı. Bu hava içinde yakın geçmişte kendine yardım eden bir dosta teşekkür etmediğini hatırladı. Hemen bir not yazdı, notu dostuna yolladı.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Arkadaşı bu teşekkürden o kadar keyiflendi ki, her öğle yemek yediği lokantada garson kıza yüklü bir bahşiş bıraktı. Garson kız ilk defa böyle bir bahşiş alıyordu. Akşam eve giderken, kazandığı paranın bir parçasını her zaman köşe başında oturan fakir adamın şapkasına bıraktı.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Adam öyle ama öyle minnettar oldu ki...iki gündür boğazından aşağı lokma geçmemişti. Karnını ilk defa doyurduktan sonra, bir apartmanın bodrumundaki tek odasının yolunu ıslık çalarak tuttu. Öyle neşeliydi ki, bir saçak altında titreyen köpek yavrusunu görünce onu kucağına alıverdi.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Küçük köpek gecenin soğuğundan kurtulduğu için mutluydu. Sıcak odada sabaha kadar koşturdu. Gece yarısından sonra apartmanı dumanlar sardı. Bir yangın başlamıştı. Dumanı koklayan köpek öyle bir havlamaya başladı ki,önce fakir adam uyandı, sonra bütün apartman halkı...&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Anneler,babalar dumandan boğulmak üzere olan yavrularını kucaklayıp, ölümden&amp;nbsp;kurtardılar...&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bütün bunlar, &lt;/STRONG&gt;&lt;STRONG&gt;beş kuruşluk bile maliyeti olmayan bir tebessümün&amp;nbsp;sonucuydu.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;MUTLU BiR GÜLÜMSEYİŞİN YERİNİ HİÇBİR TATLI SÖZ TUTAMAZ.&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://esirtgen.blogcu.com/tebessum-alinti_801197.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 11 Jul 2006 14:55:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>ANKET *Alıntıdır*    Zavallı İnsanlık</title>
            <link>http://esirtgen.blogcu.com/anket-alintidir-zavalli-insanlik_246666.html</link>
            <guid>http://esirtgen.blogcu.com/anket-alintidir-zavalli-insanlik_246666.html</guid> 
            <description>&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;Dünya çapında bir anket yapılmış. Sadece bir soru sorulmuş: -&quot;Lütfen dünyanın geri kalan kısmındaki yiyecek eksikliğine bir çözümle ilgili kişisel görüşünüzü dürüstçe belirtiniz.&quot;Anket büyük bir başarısızlıkla sonuçlanmış. Çünkü:&amp;nbsp;- Afrika'da insanlar  &lt;U&gt;&lt;STRONG&gt;&quot;YİYECEK&quot;&lt;/STRONG&gt;&lt;/U&gt;  kelimesinin ne anlama geldiğini   bilmiyorlar... - Batı Avrupa'da insanlar &lt;U&gt;&lt;STRONG&gt;&quot;EKSİKLİK&quot;&lt;/STRONG&gt;&lt;/U&gt;  kelimesinin ne anlama geldiğini  bilmiyorlar... - Doğu Avrupa'daki insanlar  &lt;STRONG&gt;&lt;U&gt;&quot;KİŞİSEL GÖRÜŞ&lt;/U&gt;&quot;&lt;/STRONG&gt;ün ne anlama geldiğini  bilmi.. ( &lt;a href=&quot;http://esirtgen.blogcu.com/anket-alintidir-zavalli-insanlik_246666.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 06 Feb 2006 01:17:00 +0200</pubDate>        
        </item>
        <atom:link href="http://esirtgen.blogcu.com/rss.php" rel="self" type="application/rss+xml" />
</channel>
</rss>