ASK ve KADIN - hayat sürprizler yumagi - Blogcu



hayat sürprizler yumagi

Temmuz 11, 2006

SUÇ DUYURUSU

DİLİMİN BÜTÜN SÖZCÜKLERİNİ KULLANSAM SENİ TARİF EDEMEYECEĞİMİ BİLİYORUM.ULAŞILMAZ OLDUN HEP. DOKUNMAK,HİSSETMEK VE DOLU DOLU YAŞAMAK İSTERKEN SENİ

KOCAMAN BİR YALNIZLIKTI PAYIMIZA DÜŞEN...

PAYIMA DÜŞEN HER ŞEYİ ERTELEDİM.AMA ERTELEYEMEDİĞİM BİR ŞEY VARDI,SANA BENZİYORDU. SU OLSAN DOKUNDUĞUMDA BOZULURDUN,BOZULMAYAN BİR ŞEYDİN.GİDİLECEK BİR YER OLSAN SONU OLURDU,SONU OLMAYAN BİR ŞEYDİN.UYKUDA GÖRÜLECEK BİR RÜYA OLSAN UYANIRDIM, BENİ RÜYAMDAN UYANDIRMAYACAK BİR ŞEYDİN.SİMSİYAH SAÇLARIN OLSUN İSTİYORUM,BAHTIN DEĞİL...

DÜŞÜN Kİ YILAN DAĞINDAN AŞAĞI İNİYORUZ VE DÜNYADA SADECE İKİ KİŞİLİK TÜRKÜ KALMIŞ,ONU SÖYLÜYORUZ.ÖYLE BİR ŞEYSİN Kİ SEN ...SENİ DÜŞÜNDÜKÇE YORULUYORUM DESEM EN BÜYÜK YALANIM OLUR.YALANIM YOK.BUGÜNDEN YARINA NE KALIR BİLMEM,AMA SEN KALIRSIN TIPKI YATAĞI DEĞİŞMEYEN BİR IRMAK GİBİ...

YAŞADIKLARIMIZ AZDI,ZAMANA SIĞDIRAMAZDIK,YAŞAMAK İSTERKEN HER ŞEYİ... BUGÜN ŞARKI SÖYLÜYORSAM O GÜN ŞARKI DEĞİL, ŞARKI GİBİ SENİ YAŞAMAK İSTERİM...

SEN BİR UÇURUM GÜLÜYDÜN, ELLERİMİ HER UZATTIĞIMDA BİN KIRIKLA GERİ DÖNDÜM.YASALARIN BİLE TANIMLAYAMADIĞI BİR ŞEYDİN SEN..HARİTALARA SIĞMAZDIN,HER YERDE BİR BAŞKA GÜLÜYORDUN, UZUNDUN, İNCEYDİN, DOKUNDUĞUMDA NERELİ OLDUĞUMU SENİNLE HATIRLARDIM. BANA HEP KENDİMİ HATIRLATAN BİR ŞEYDİN SEN... BUGÜN HER ŞEYİ DEĞİŞTİRMEK İÇİN ÇABALARKEN, SEN DEĞİŞMEYEN OLARAK DURUYORSUN KARŞIMDA. KABUL EDİYORUM DÜNYAYA BU KALSIN. AMA SEN BİLME...

DÜNYADA KAÇ İKLİM, KAÇ ZULÜM, KAÇ ÖLÜM VAR? BİR SENİ BUNLARIN KARŞISINA KOYMAK NASILDIR BİLEMEZSİN..BİLME... BUGÜN HER ÖLÜMDE BİRAZ DAHA ÖLÜRKEN, SENİ DÜŞÜNDÜKÇE HAYATA DÖNÜYORUM YENİDEN...GECENİN EN KARANLIK YERİNDEYİM. BİR SİGARA ATEŞİNİN AYDINLATTIĞI IŞIK BİLE OLSAN YİNE DE İSTİYORUM SENİ...SADECE BENİM ANLADIĞIM,KİMSENİN UNUTMAMAK İÇİN DEFTERİNE NOT DÜŞMEDİĞİ;AMA HAYATIMDA HEP BİR DİP NOT OLARAK KALAN, KENDİ YASAKLARIM GİBİ UNUTMUYORUM SENİ...

DAĞLARI DELMİYORUM, İNMEK İSTİYORUM ARALARDAN. HEPİNİZ GİBİ AYNADA SAÇLARIMI TARAMAK,"GÜNAYDIN" DER GİBİ SOKAĞA FIRLAMAK VE ŞARKI SÖYLEMEK İSTİYORUM SANA... ADINA "AŞK" DİYORLAR, "GELECEK" DİYORLAR... BANA YETMİYOR. HER ŞARKIMDA SANA BİR ADIM DAHA YAKLAŞMAK İSTİYORUM... 

BİR BAŞKA DİLDEN SEVİYORUM....

GELİNCİKLER GİBİ BİR MEVSİM DEĞİL,DÖRT İKLİM,KÖŞE BUCAK, KİM NE DERSE DESİN GERİ DÖNECEK YERİM YOK...BİR KENTİN ORTASINDA ÇIĞLIK ÇIĞLIĞA BAĞIRARAK TEK BAŞIMA KALSAMDA YİNE DE SEVİYORUM SENİ...

BU BİR SUÇ DUYURUSUDUR. KENDİMİ İHBAR EDİYORUM...

Temmuz 11, 2006

:-)) *Alıntıdır*

KADIN MI?
Öperseniz beyefendi DEĞİLSİNİZDİR,
öpmezseniz adam DEĞİLSİNİZDİR.
İltifat edersiniz "YALAN" der,
Etmezseniz bırakır GİDER.
Her isteğine evet derseniz KARAKTERSİZ olursunuz,
Karşı çıkarsanız ANLAYIŞSIZ.
Çok yanına giderseniz "SIKILDIM" der,
Az giderseniz küser.
İyi giyinirseniz "ÇAPKINSIN" der,
Dikkat etmezseniz zevksizlikle suçlar.
Kıskanırsınız "HUYUN KÖTÜ" der,
Kıskanmazsınız "SEVMİYORSUN" der.
Siz bir dakika geç kalın kıyamet kopar,
Kendisi bir saat gecikirse "BUNDA NE VAR???".
Arkadaşınızla buluşursunuz adı ihmal olur,
O buluşur "BİZİM KIZLAR" olur.
Siz başka kadına bakacak olsanız gözleriniz oyulur,
Başka bir adam ona baktığında adı "HAYRANLIK" olur.
Konuştuğunuz anda dinlemenizi ister,
Dinlediğiniz anda "NEDEN KONUŞMUYORSUN?" der.
Kısacası...
Sade ama çok karışık.
Zayıf gibi ama çok güçlü.
Akıl karıştıran ama hayranlık uyandıran
İnsanı çıldırtan ama mükemmel!
Çok güzelse nadiren sadıktır,
Çok sadıksa da nadiren güzel...

Hayat yaşandığı kadar vardır. Gerisi ya hafızalardaki hatıra

ya da hayallerdeki ümittir.
Hüsran ise, bir tek yerde kabullenebiliyorum,
Yaşamak mümkünken yaşamamış olmakta…

Temmuz 11, 2006

Hazır mısın? *Alıntıdır*

Evinin seni içine sığdıramayacak kadar dar olduğunu fark edeceksin...
Sokağa fırlayacaksın...
Sokaklar da dar gelecek...
Tıpkı vücudunun yüreğine dar geldiği gibi...
Ne denizin mavisi açacak içini, ne pırıl pırıl gökyüzü...
Kendini taşıyamayacak kadar çok büyüyecek, bir yandan da kaybolacak kadar küçüleceksin...
Birileri sana bir şeyler anlatacak durmadan:
"Önemli olan sağlık."
"Yaşamak güzel."
"Boş ver, her şey unutulur."

Sen hiçbirini duymayacaksın...
Göz yaşlarından etrafı göremez hale geleceksin...
Ondan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az sonra kollarında ölmek isteyecek kadar çok seveceksin...
Hep ondan bahsetmek isteyeceksin...
"Ölüme çare bulundu" ya da "Yarin kıyamet kopacakmış" deseler başını kaldırıp Ne dedin?" diye sormayacaksın...
Yalnız kalmak isteyeceksin...
Hem de kalabalıkların arasında kaybolmak...
İkisi de yetmeyecek...
Geçmişi düşüneceksin...
Neredeyse dakika dakika...
Ama kötüleri atlayarak...
Onunla geçtiğin yerlerden geçmek isteyeceksin...
Gittiğin yerlere gitmek...
Bu sana hiç iyi gelmeyecek...
Ama bile bile yapacaksın...
Biri sana içindeki acıyı söküp atabileceğini söylese, kaçacaksın...
Aslında kurtulmak istediğin halde, o acıyı yasamak için direneceksin...
Hayatinin geri kalanını onu düşünerek geçirmek isteyeceksin...

Aksini iddia edenlerden nefret edeceksin...
Herkesi ona benzetip...
Kimseyi onun yerine koyamayacaksın...
Hiçbir şey oyalamayacak seni...
İlaçlara sığınacaksın...
Birkaç saat kafanı bulandıran ama asla onu unutturmayan,
Sadece bir müddet buzlu camın arkasından seyrettiren ilçlara...
Bütün şarkılar sizin için yazılmış gibi gelecek...
Boğazın düğümlenecek, dinleyemeyeceksin...
Uyumak zor, uyanmak kolay olacak...
Sabahı iple çekeceksin...
Bazen de "Hiç güneş doğmasa" diyeceksin...
Ne geceler rahatlatacak seni ne gündüzler...
Ölmeyi isteyip, ölemeyeceksin...
Belki çivi çiviyi söker diye can havliyle önüne çıkana sarılmak isteyeceksin...
Nafile...
Düşüncesi bile tahammül edilmez gelecek...
Rüyalar göreceksin, gerçek olmasını istediğin...
Her sıçrayarak uyandığında onun adını söylediğini fark edeceksin...
Telefonun çalmasını bekleyeceksin...
Aramayacağını bile bile...
Her çaldığında yüreğin ağzına gelecek...
Ağlamaklı konuşacaksın arayanlarla...
Yüreğin burkulacak...
Canın yanacak...

Bir daha sevmemeye yemin edeceksin...
Hayata dair hiçbir şey yapmak gelmeyecek içinden...
Onun sesini bir kez daha duymak için yanıp tutuşacaksın...
Defalarca aradığı günlerin kıymetini bilmediğin için kendinden nefret edeceksin...
Yasadığın şehri terk etmek isteyeceksin...
Onunla hiçbir anının olmadığı bir yerlere gidip yerleşmek...
Ama bir umut...
Onunla bir gün bir yerde karşılaşma umudu...
Bu umut seni gitmekten alıkoyacak...
Gel gitler içinde yaşayacaksın...
Buna yaşamak denirse..

****
Razı mısın bütün bunlara?
Hazır mısın sonunda ölüp ölüp dirilmeye?
eh, o halde aşık olabilirsin....